Hızlı Menü: Program Anasayfa >> Program Outline >> 30. Hafta Dersi >> NLP 101

İlerleme Durumu 87%

Çapalama Metodları #1

Çapalama Metodları #2

Çapalama Metodları #3

Alt Modaliteler

alt-modaliteler  NLP & Koçluk Yaklaşımları 30. Hafta alt modalitelerHayal ve gerçeği nasıl ayırt edersiniz? Gerçeği gerçek olarak algılamanızı sağlayan unsurlar nelerdir? Bir hayali fark etmeniz nasıl mümkün oluyor? Aslında bu soruların cevabı alt modalitelerde gizli.

Alt Modaliteler genel sezgileri ifade ederler. Alt modaliteler yaşamış olduğunuz deneyimlere, anılara kazınmıştır ve onlara özgünlük katan yanlarını oluşturur. Örneğin geçmişte yaşamış olduğunuz bir anıyı anlatırken zihninizde canlanan ortamın ışığı gibi ortama özgü olan özellikler, hayal kurarak zihninizde canlandırdığınızda gördüğünüz ortamın özelliklerinden daha farklıdır. Hayallerde bulunan alt modaliteler ile gerçekten yaşadığınız deneyimlerde bulunan alt modalitelerde bu tür farklılıklara sıkça rastlayabilirsiniz.

Alt modalitelerde yapacağınız değişiklikler gerçekten yaşamış olduğunuz deneyimleri değiştirebilecek kadar büyük etki oluştururlar. Ve deneyimlerde meydana gelen değişiklikler, değişen deneyimlerin sizin için ifade ettiği anlamı da değiştirecektir.

 

Alt Modaliteleri İnceleme

İçinizden bir yazıyı okurken iç sesinizin şiddetine dikkat edin. Bir de zihninizde sözlü bir tartışma içinde bulunduğunuzda iç sesinizin tonlamasına dikkat edin. Yalnızca tonlama da değil; daha sert mi konuşuyorsunuz yoksa daha sakin mi, daha kalın sesle mi yoksa daha ince bir sesle mi konuşuyorsunuz? Bu gibi örnekler işitsel alt modalitelere örnektir.

Bir tabloya baktığınızı hayal edin. O tabloyu yakından inceleyin. Renkleri siyah-beyaz mı? Yoksa daha renkli fakat renklerin canlılığı biraz fazla mı? Tabloda bir derinlik var mı? Işığın üzerine düşüşü ne kadar parlamasına yol açıyor? Ne kadar detaylı bir tablo? Boyutları ne kadar? Tablonun etrafında dolaşın ve siz hareket ettikçe tablonun nasıl değiştiğine bakın. Tüm bu alt modaliteler görsel alt modalitelere örnektir. Aynı uygulamayı gerçek bir tablo için tekrar gözlemleyerek aralarındaki farklılıklara dikkat edebilirsiniz.

denge-alt-modaliteler-nlp-eğitimi  NLP & Koçluk Yaklaşımları 30. Hafta denge alt modaliteler nlp e  itimiŞimdi dokunsal alt modalitelere bakalım: Bir kumsalda yürüdüğünüzü ve suyun ayaklarınıza dokunmasını hayal edin. Ayaklarınıza gelen suyun sıcaklığına bakın. Adım atarken kumun ayaklarınıza yapışmasını, adım atarken ayağınızın kuma biraz batmasını, derinliği hissedin. Yürürken nasıl bir denge durumu içinde olduğunuzu düşünün. Burda örneğini verdiğimiz unsurlar arttırılabilir. Örneğin ağırlık, şekil, yoğunluk gibi.

Bahsedilen alt modalitelere kokusal, tatsal alt modalite gibi çeşitli alt modaliteler de örnek verilebilir. Alt modalitelerin incelenmesinde en önemli kısım ise kritik alt modalitelerin anlaşılmasıdır. Kritik alt modaliteler kişiden kişiye değişirler ve onları kritik yapan da aslında budur. Çünkü alt modalitelerdeki ufak değişimler kişilere bağlı olmakla beraber çok büyük etkiler oluşturabilirler. Belki de bir kişi için etkisi büyük olan alt modaliteler bir başkası için hiç etki göstermeyebilir.

Alt modaliteler birbirlerini tetikleyebilirler. Örneğin bir resmin büyüklüğünün değişmesi kişinin deneyimini kökünden değiştirebilir; ortamın boyutlarından, o ortamı içinde bulunduran alana kadar her bir unsurda, başka alt modalitelerde değişimi tetikleyebilir. Bu sebeptendir ki kritik alt modalitelerdeki değişimler deneyimlerin fabrika ayarlarını değiştirmeye benzer. Bunun yanında kritik alt modaliteler değişimi ölçülebilir kılarlar. Değiştirmek istenen deneyimin sonuçları alt modaliteler dikkatle takip edilerek ölçülebilir. Bu noktada sorulan sorular önem kazanır. Örneğin resmin büyüklüğünü değiştirmesi için kişiye “resmi küçültebilir misin?” şeklinde bir soru yöneltebilirsiniz.

Swish Methodu

Bir önceki dersimizde kritik alt modalitelere değinmiştik. Kritik alt modalitelerin değişimin deneyimler üzerinde ne kadar büyük bir değişime yol açabildiğinin altını çizmiştik. Şimdi kritik alt modaliteleri değiştirmek için kullanabileceğiniz bir metoda değineceğiz: SWISH metodu.

Swish metodu değiştirmek istediğiniz deneyimdeki kritik alt modalitenin yerini başka bir alt modaliteye devretmesi için kullanılır. Şimdi sizlerle işitsel kritik alt modalite değişimini örnek vererek swish metodunu uygulayalım, isterseniz bu metodu farklı kritik alt modaliteler için uygulayabilirsiniz. Bunun için belirli adımların uygulanması gereklidir:

1- Problemi belirlemek: Problemi belirlemek Swish tekniğinde önemli bir rol oynar. Eğer yanlış problem üzerine odaklanmışsanız değiştirmek istediğiniz alışkanlık veya deneyimi değiştiremez, istediğiniz sonuca ulaşamazsınız. Bu noktada gerçek sorunu tespit etmeli ve bu sorun üzerine yoğunlaşmalısınız.

2- Gözlemleyin: Belirlediğiniz problemin kişi üstüne olan etkilerini gözlemleyin. Kişi problem unsuruyla karşılaşınca nasıl bir tepki mekanizması ortaya koyuyor? Bu süreci detaylıca gözlemledikten sonra büyük resimde asıl tetikleyici unsuru bulun. Örneğin bir konuşmayı dinlerken hangi kelimelere daha çok tepki veriyor? Asıl tetikleyici unsur hangi fikre işaret ediyor?

3- Kritik alt modaliteleri belirleyin: Kritik alt modaliteler konuşma sırasında ses tonu ve konuşma hızı olabilir. Bu iki kritik alt modaliteleri yaptığınız gözlem sonucunda artış ve azalışlarına göre, ortaya çıkış noktalarına göre belirleyebilirsiniz. Gözlemlerinizde farkettiğiniz değişim noktalarında kritik alt modalitelere rastlamanız olasıdır.

4- İstenmeyen durumu bozarak alışkanlığı sekteye uğratın: Böylece kişiyi içine girdiği durumda “uyandırmış” olacaksınız. Kişi alışkanlığı yerine getirirken daha önce karşılaşmadığı bir durum yaşayacaktır. Alışkanlıkların bozulması beyni genelleme durumundan çıkartıp nelerin olup bittiği konusunda dikkat kesilmesini sağlayacaktır.

5- Mevcut durumu sekteye uğrattıktan sonra istediğiniz durumun ne olduğuna kulak verin, kurgulayın: Değiştirmek istediğiniz yanlar nasıl olsaydı daha mutlu olurdunuz? Örneğin sakince konuşmak, olaylara sevecen bir ses tonuyla yaklaşmak gibi.

6- Kurguladığınız durumdan kendinizi çıkartın: Kurgulamaya gereğinden fazla ayırmadan bu kurgudan kendinizi çıkartın ve değişim için bir sonraki adıma kendinizi hazırlayın.

7- İki duruma durumun dışından kulak misafiri olun ve SWISH uygulayın: Mevcut durum ve kurguladığınız durumları dışarıdan gözlemleyin. İlk önce mevcut durumunuzdaki sesinizi dinleyin. Yüksek sesle ve hızlıca konuşmayı görün. Yavaş yavaş sakinleştirin ve sakince, anlaşılır biçimde konuşan kurguladığınız durumu dinleyin. Mevcut durumdaki sesinizi yavaşça azaltın ve bu sırada kurguladığınız durumdaki sesinizi serbest bırakın. Mevcut durumdaki sesin yerini kurguladığınız durumdaki sesiniz alsın.

8- Swish uygularken iki durum dışında bir şey yapın: Örneğin ses durumları değişirken adınızı harf harf söyleyin.

9- Eski halinize dönmeden hızlıca tekrar yapın: Bu metot uygulanırken dikkatinizi kaybetmenize sebep olacak unsurlara ne kadar az fırsat tanırsanız başarılı olma olasılığınız o kadar artar. Bu sebeple uygulama sırasında hızlı geçişler yapmaya dikkat edin. Adınızı tekrar hızını birkaç kat arttırın.

10- Kontrol aşaması: İçinden çıktığınız durumu tekrar düşünün ve nasıl bir yaklaşımı benimsediğinizi ölçün. Örneğin eski durumdan “eski durum” olarak bahsetmeye başlayacaksınız. Eğer metot işe yaramamışsa hangi adımda ne gibi eksiklikler olduğunu anlamaya çalışın.

Zaman Kavramı ve Zaman Çizgileri

zaman-çizgisi  NLP & Koçluk Yaklaşımları 30. Hafta zaman   izgisiZaman kavramı birçok bilim tarafından farklı noktalarıyla ele alınmış ve herkes zamanı kendi ihtiyaçları çerçevesince değerlendirmiştir. Bu nedenler Zaman, açıklanması ve tanımlanması en zor kavramlardan biridir. Zaman kavramı ile ilgili düşünmeye başladığınız an siz de bunun farkına varacaksınız.

Zaman yalnızca günümüzün bir konusu ya da problemi değil, tarihin ilk çağlarından beri düşünürler tarafından analiz edilen ve üzerine tartışılan bir konudur. Milattan sonra dördüncü yüzyılın ikinci yarısında doğan ve beşinci yüzyılın ortalarına kadar yaşayan filozoflardan Augustinus zaman kavramı ile ilgili düşüncelerini İtiraflar adlı eserinde zaman kavramının ne olduğu sorusunun tartışılırken bile bir zaman aldığı ikileminden çıkamamış ve kendini şu şekilde ifade etmiştir. “Acınacak durumdayım, çünkü neyi bildiğimi bile bilmiyorum.” (Callender, Adney s.3)

Buradan yola çıkarak zamanın bir hareket süresince, yani bir eylem ile var olduğunu söyleyebiliriz. Bu açıdan Einstein’ın zaman ile ilgili çalışmalarında da görüyoruz ki zaman, mekân ve hareket birbirinden bağımsız incelenemez, aksine bunlar birbirleri ile bağlı kavramlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Einstein’a göre “Zaman ancak hareketle, cisim hareketle, hareket cisimle vardır.” (Einstein, Space and Time in Classical Mechanics. Chapter 3)

O zaman eylemlerin durduğu yani hareketin olmadığı bir ortamda zaman kavramından bahsetmek söz konusu olmayacaktır. Burada birçok soru da bu gibi nedenlerle cevabını aramakta ve gelecek-geçmiş kavramları sorgulanmaktadır. Zamanın hangi yöne aktığı ve eylemlerin oluşturduğu enerjilerin geçmişe mi geleceğe mi yansıdığı gibi sorular, bizi bu eşsiz kavramı daha derinden incelemeye teşvik etmektedir.

Tüm bu yaklaşımlar çerçevesinde zamanın bir çizgi üzerinde aktığı yaklaşımı gözlemlenebilir. Peki sizin zaman çizginiz ne gibi özelliklere sahip? Zaman çizginizin neresindesiniz? Zaman çizgisi dışınızdan mı geçiyor yoksa sizinle kesişiyor mu? Yoksa zaman çizginiz üzerinde yürümekte misiniz?

Zaman çizginiz hakkında yorum yapmak istiyorsanız kendiniz için belirli özellikleri gözlemleyebilir ve bu özelliklerin varlıklarıyla bir kendiniz için yoruma ulaşabilirsiniz. Örneğin planlama yapmayı seven kişiler, anıları televizyondan izler gibi hatırlayan kişiler için zaman çizgisine dışardan baktıkları yorumu yapılabilir. Ya da anılarından bahsederken o anın içindeymiş gibi anlatan, plan yapmaya pek yanaşmayan kişilerden zaman çizgisiyle kesişen bir kişi izlenimi sezebilirsiniz.

Peki zaman çizgisi üzerinde kendinizi nerede görüyorsunuz? Zaman çizginiz üzerinde yürüyünce nasıl hissediyorsunuz? Bunun için iki yıl öncesi ve iki yıl sonrasını düşünün. (veya istediğiniz bir süreyi.) Kendinizi gelecekten bakarak izleyin. Hangi konumdasınız? İstediklerinize ulaşmış olarak görüyor musunuz? Şimdi geçmişe gidin. Geçmişten içinde bulunduğunuz zamana bakın, daha sonra da geleceğe… İçinde olduğunuz zamanda istediklerinize sahip misiniz? Değilseniz neden? Şimdiki zamana dönerek geçmişte yapılanları göz önüne alarak gelecekte yapmanız gerekenleri ve yapmamanız gerekenleri hedefleriniz doğrultusunda düşünebilirsiniz. Kısa bir zamanda yolculuktan sonra kendinizi ve zaman çizginizi nelerin şekillendirdiğine, hangi anıların, hangi hayallerin sizi etkilediğine tanık oldunuz…

Takım Koçluğu

Takım Koçluğu #2

Uzaktan Koçluk Desteği #Yapılandırma Aşaması


///

Uzaktan Koçluk Desteği #Telefon Görüşmeleri

Uzaktan Koçluk Desteği #E-Posta Görüşmeleri


///